
Ülkemiz ABD emperyalizminin yeni sömürgesidir. Yönetimindeki AKP de tepeden tırnağa ABD uşağıdır. ABD’nin onayı olmaksızın yönetimde yaprak kıpırdayamaz. AKP’den önce de bu böyledir ancak hiç bir dönem AKP iktidarında olduğu kadar emperyalizmin emrine girmemiş, bağımlılık ilişkileri hiç bu kadar emperyalizmin onayı olmaksızın hareket edemez hale gelmemiştir.
Yöneticileri hiç bu kadar onursuz, hiç bu kadar gurursuz ve utanmaz olmamıştır.
Bakın ABD ajanı Hakan Fidan İran’a ABD’nin başlattığı saldırı sonrası TRT’de yaptığı röportajda neler söyledi:
“Sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen İsrail ile, Amerika ile ağız dalaşına bile girmemen lazım.” Tek kelime ulusal onur, tek kelime haysiyet ölçüsü yok! Fidan’a göre İran, ABD’ye karşı konuşmamalıymış bile. Ağız dalaşına bile girmemeliymiş…
Ne yapmalı peki Hakan Fidan? İktidarınız gibi vatan hainliği yaparak ülkesini ABD’ye açıp “buyurun kanımızı emin, ülkemizin zenginliklerini talan edin” mi demeliydi? Yıllardır İran emperyalizm karşısında sus pus, pasif savunma hali sert eleştiriler alsa da emperyalizm durmamış, dayatmacı, teslim olmaya zorlayan, kapılarını sonuna kadar açması için her türlü hukuksuzluğu yapan politikalarına ara vermemiştir. İran “müzakere” adı altında sürekli olarak idareci politika sürdürmesine ragmen ABD emperyalizminin ve işgalci siyonizmin saldırılarının hedefi olmaktan kurtulamadı.
Bu aşamada Hakan Fidan İran’a “ağız dalaşına girmemelisin” telkininde bulunuyor. Ve bunu ülkenin en üst yöneticisi, beraberinde ailesi, ülkenin en üst düzey komuta kademesindeki politikacı ve askerler görev başındayken katledilmeleri üzerine söylüyor. Hakan Fidan’a göre önce tatlı canını kurtaracak sonra konuşmak gerekiyormuş. İşbirlikçi onursuzluğu işte tam olarak budur.