Hrant Dink Katledildiği Yerde Anıldı: “Meydanın Bir Ucu Malatya, Bir Ucu Yerevan”…

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 19. Yılında, katledildiği yerde düzenlenen bir törenle anıldı.
Dink’in katledildiği yer olan Şişli’deki Sebat Apartmanı’nın önünde binlerce insan toplandı. Giderek artan yoğun kar yağışına rağmen, binlerce insan, sonuna kadar alanda kaldılar.
Apartmana Hrant Dink’in ve gazetesi Ağos’un resmi olan ve üzerinde “Hakikatin İzinde Adaletin Peşinde” yazılı büyük bir pankart asılmıştı.
Alanın çeşitli yerlerine asılan pankart ve dövizlerde de adalet arayışı ve halkların kardeşliği vurguları ön plandaydı.
Anma boyunca alanda “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Buradayız Ahparig”, “Hrant için, adalet için”, “Katilleri koruyan cinayete ortaktır”, “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Katiller halka hesap verecek”… sloganları atıldı.

**

Tören öncesinde faşizmin polisi yine dört bir yanı kuşatmıştı. Hrant’ı, Hrantları korumayan, öyle bir derdi olmayan polis, tarihine, şehitlerine sahip çıkan halka gözdağı vermek istiyordu.
Sebat apartmanının bulunduğu Halaskargazi Caddesi polis tarafından iki yönlü trafiğe kapatıldı. Cadde üzerinde anma törenine katılacak kişiler polis “ARAMASINDAN” geçerek alana girebildi.
Öğleden sonra saat 14.30’da başlayan anmada yapılan konuşmalarda Hrant Dink’in katledilmesinin sorumlularının hiçbir zaman üzerine gidilmediği, adaletin yerini bulmadığı vurgulandı sık sık.
Hrant Dink’le Agos gazetesinde birlikte çalışan arkadaşları, çeşitli yönleriyle Hrant Dink’i anlattılar.
Hrant Dink’in yakın arkadaşlarından Bülent Aydın, anma proğramını sunarken yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Hrant Dink’in sözü yerde kalmadı. O söz yıllar içinde büyüyor. Hrant vurulduğunda doğanlar bugün burada. Bu meydanın bir ucu Yenikapı’daki Balıklı Mezarlığı’ndadır. Bir ucu ülkeler ötesinde, Ararat Dağı’nın ardındadır. Bu meydanın bir ucu Malatya’dadır, bir ucu Diyarbakır’dadır. bir ucu Ani’dedir, bir ucu Yerevan’dadır. Ama kalplerimizi birleştiren iyiliktir. İsteğimiz adalettir. Yaşasın halkların kardeşliği.”


19 yıl önceydi.
Hrant Dink, önce, düzenin basını, politikacıları tarafından hedef gösterildi.
6 Şubat 2004 tarihli yazısında, Sabiha Gökçen’in Ermeni kökenli olabileceğini ifade eden Dink, Genelkurmay Başkanlığının sert bir açıklamasıyla hedef gösterildi. Ardından dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergün Güngör, MİT’in talebiyle Dink’i İstanbul Valiliği’ne çağırdı. Görüşme sırasında, MİT görevlileri, Dink’i açıkça tehdit ettiler.
Ardından “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılandı. Bu yargılama ,onun faşizmin hedef tahtasına konulmasıydı.
19 Ocak 2007’de Agos gazetesi önünde faşistler tarafından katledildi.
19 Ocak 2007 tarihinde saat 15.05’te, 17 yaşındaki tetikçi Ogün Samast, İstanbul Şişli’de bulunan Agos Gazetesi’nin önünde Hrant Dink’i silahla vurarak katletti.
Olay sonrası Samast, güya “yakalandı”.
Samast’ın gözaltında “Türk bayrağı ve Atatürk posteri” önünde, polislerin eşliğinde poz verdiği resimler, basında çarşaf çarşaf yayınlandı. Cinayeti devlet üstleniyordu.
Samast, üçte bir oranında indirimle 21 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 15 Kasım 2023’te ise şartlı tahliye edildi.
Ama zaten Samast basit bir tetikçi idi.
Tetiği kim çektirdi?
Bu soruşturmanın ve yargılamanın konusu olmadı hiçbir zaman.
Ama aslında sorunun cevabı belliydi: FAŞİST DEVLET!

Sosyal ağlarda paylaşın