Erdoğan’ın ADALET Anlayışı …

İstanbul Baro Binasına Timtik’in afişinin asılmasına Süleyman Soylunun ardından Erdoğan’dan da tepki geldi.

“Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği tartışılmalıdır.” diyerek tüm avukatları tehdit etti. Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2020-2021 Adli Yıl Açılış Töreni’nde konuşma yaptı.


İktidarda olmasıyla kendince sahip olduğu gücü ne tür şekilde kullandığı açıkça ortada olan Erdoğan Mahkeme salonlarının duvarlarındaki “Adalet mülkün temelidir” sözünü hatırlatırken yüzü kızarmadı. Konuşmasına şöyle devam etti:

“Hazreti Ömer’e atfedilen bu söz, devletin orduyla değil, parayla değil, petrolle-doğal gazla değil, sanayiyle-ticaretle değil, adaletle yaşadığını belirtiyor. Çünkü adaleti tam manasıyla tesis ettiğinizde, diğer her şey zaten kendiliğinden gelişecek, yaşayacak, ülkeyi ve toplumu kuşatacaktır. Tarihin her döneminde adaletin üzerinde en çok durulan ve tartışılan kavram olmasının sebebi de budur.” diye sarfettiği süslü sözler ile aklı sıra tüm dünyanın bildiği adaletsizliğini gizlemeye çalıştı.

“Devlet üzerine düşeni yapmıştır”
Erdoğan, İstanbul Barosu’na ölüm orucunda hayatını kaybeden avukat Ebru Timtik’in fotoğrafının bulunduğu afişin asılmasına tepki gösterdi:

“Avukatlarımız ve barolarla ilgili bir rahatsızlığımı da ifade etmek istiyorum. Şehit Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı şehit eden terör örgütü mensuplarına destek için açlık grevine giden avukatları bu kararlarından vazgeçirmek için devlet üzerine düşeni yapmıştır. Buna rağmen ıslarla açlık grevini sürdüren bir avukatın ölümü üzerine İstanbul Barosu binasına asılan pankartın şehidimizin kemiklerini sızlatmanın ötesinde anlamları olduğunu düşünüyoruz.”

“Avukatların, teröristlerin bu kadar pervasızca yanlarında durabilmeleri, cübbeleriyle cenazelerine katılabilmeleri, onları öven bildiler yayınlayabilmeleri kabul edilebilir davranışlar değildir.”

Avukatlık zulmü değil adaleti savunmak demektir. Bu yapılan işlemlerin müvekkil-avukat ilişkisiyle uzaktan yakından alakası olmadığı açıkça ortadadır.

“Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği bana göre tartışılmalıdır.”

Her saldırısını sanki saldırıya uğrayan kendiymiş gibi gösteren, her türlü adaletsizliğini sanki adaletsizliğe uğrayan kendiymiş gibi sunan AKP şefi Erdoğan, her durumu halka karşı kullanmak için fırsat biliyor. Şimdi de kendi isteğdiği gibi avukat olmayanların avukatlıklarını almanın hesabını yapıyor. Yaptığı konuşmanın neresinden tutsanız hukukun evrensel kurallarını hiçe sayan, evrensel hakları görmezden gelen, yalan, demagoji dolu. Denilebilir ki tek bir kelimesi bile doğru değil. YALAN!

AKP şefinin konuşmasından alıntılar:

“Uyuşturucu baronunu savunan avukat uyuşturucu tüccarlığına, katili savunan avukat cana kastetmeye, hırsızı savunan avukat hırsızlığa kalkışmıyorsa, teröristin avukatlığını yapanın da teröristliğe soyunması mümkün değildir.”

“Hakimin, savcının, polisin, askerin yapamadığını, kamusal bir vazife icra eden avukat da yapmamalıdır. Şayet yaparsa bunun bir sonucu, bedeli muhakkak olmalıdır.”

“Dünyanın hiçbir ülkesinde, böyle çarpık bir duruma izin verilemez. Yargının hiçbir unsuru, herhangi bir ideolojinin emrine giremez. Yargının tek ideolojisi adalet olmak zorundadır.”

“Çoklu baro sistemini getirmekteki amaçlarımızdan biri de barolarımızı sorunlu yapıdan kurtarma umuduydu. Önümüzdeki dönemde avukatlıktan teröristliğe uzanan bu kanlı yolun önünü kesmek için gerekeni yapacağız.”

“Tüm sitenin kapanmasının önüne geçtik”

Çok fazla korkmuş ve rahatsız olduğu sözlerinden belli olan Erdoğan’a hatırlatmak gerekir o ADALET bir gün kendisinde bulacaktir.

Erdoğan ayrıca şunları söyledi:

“Amacımız, güven veren erişebilir bir adalet sistemini, tüm kurum ve kurallarıyla tesis etmektir.”

“Basit yargılama ve seri muhakeme gibi uygulamaları gerekirse daha da geliştirecek şekilde yakından takip ediyor, analizini yapıyoruz.

“Temel hak ve özgürlüklerle ifade özgürlüğünün güçlendirilmesini sağlamak amacıyla, istinafta kesinleşen bazı suçlar için temyiz yolunu açtık.”

“Eleştiri ve haber verme hakkının mevzuatımızda daha güçlü bir temele sahip olmasını sağladık.”

“İnternet suçlarında sadece ilgili sayfaya erişim engeli getirerek, tüm sitenin kapanmasının önüne geçtik.”

“Soruşturma evresinde azami tutukluluk sürelerini tekrar belirleyerek çocukları koruma adımları attık. Cinsel şiddet mağduru çocuk ve kadınlar için özel görüşme odaları kullanılmasını zorunlu hale getirdik.”

“İkinci yargı paketiyle, infaz sistemini revize ederek, süreleri denetimli serbestliği, özel infaz usullerinin, iyi hal usullerini yeniden belirledik.”

“Hedef süre uygulamasıyla soruşturma ve mahkeme aşamalarının daha hızlı şekilde yürümesini sağladık.”

“Hâlen çalışmaları süren İnsan Hakları Eylem Planı’nı bu yıl içinde neticelendirmek istiyoruz. Hayata geçmesiyle, ülke içinde ve uluslararası alanda maruz kaldığımız pek çok sıkıntıyı da çözeceğimize inanıyorum.”

“Lekelenmeme hakkı, son dönemde hukukumuza kattığımız önemli ilkelerden biridir. Kişilerin mesnetsiz ihbarlar ve şikayetler sebebiyle soruşturmaya maruz kalmasını engelleyerek lekelenmeme hakkını uygulamaya koyduk.”

“Nöbetçi noterlik ve konsolosluklarımızdaki noterlik işlemlerimizin örneklerinin ülkemizden alınabilmesiyle de vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştırdık. Yaptığımız reformları önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.”

Sosyal ağlarda paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.