Savcı, Susma Hakkını Örgüt Üyeliğinin Delili Saydı

Basından: Hikmet Adal (29 Eylül 2026, Bianet)
NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan Emir Karakum hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Savcılık, Karakum’un gözaltında susma hakkını kullanmasını, parmak izi vermemesini ve açlık grevine başlamasını örgüt üyeliğinin delili olarak iddianameye koydu.
Savcı, susma hakkını örgüt üyeliğinin delili saydı

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde gözaltına alınan ve 26 Haziran’da tutuklanan Emir Karakum hakkında iddianame hazırlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, Karakum’u “silahlı terör örgütüne üye olmak”la suçladı.

4 Eylül tarihli iddianamede savcılık, Karakum’un cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi.

Soruşturma Etkin Pişmanlık İfadesiyle Başladı
İddianameye göre soruşturmanın dayanaklarından biri, Ahmet Arslan adlı kişinin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifade.

Dosyada itirafçı olan Arslan, Karakum’un TAYAD’da faaliyet yürüttüğünü ve TAYAD’ın sosyal medya hesaplarından paylaşım yaptığını iddia etti.
Savcı ise Karakum’un Dev-Genç içinde ve Karadeniz bölgesinde faaliyet yürüttüğünü öne sürdü.
Bu beyan ve iddiaları destekleyecek bir delil sunmadı. Karakum’un söz konusu yapılardaki faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı bir eylem listesine de yer vermedi.

Susma Hakkı ve Açlık Grevi İddianamede
Savcılık, Karakum’un gözaltına alınması sırasında polise direndiğini ve “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganı attığını da iddianameye dahil etti.
Karakum’un gözaltında parmak izi vermemesi, susma hakkını kullanması ve açlık grevine başlaması da iddianamede suçlamayı destekleyen davranışlar arasında sıralandı.
Savcılık, Karakum’un susma hakkını kullanması ve açlık grevi yapmasını “örgütsel tavır” olarak nitelendirdi.

NATO Protestolarıyla İlişkilendirildi
İddianamenin devamında savcılık, Halkın Sesi TV ve Halk Okulu adlı sosyal medya hesaplarından, Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin protesto edilmesi yönünde çağrılar yapıldığı, Türkiye’deki ABD ve NATO üslerinin konumlarının bu hesaplarda paylaşıldığını belirtti.

Bu paylaşımların ardından da Karakum’un DHKP/C’nin “açık alan yapılanmaları içerisinde aktif faaliyet yürüttüğü” ileri sürdü. Savcılık, Karakum’un örgüt tarafından düzenlenecek eylem ve protestolara katılarak “grupları yönlendirecek şahıslardan” olduğunu iddia etti.

Ancak iddianamenin üç sayfalık metninde, Karakum’un katıldığı ileri sürülen etkinliklerin tarih ve içerikleri tek tek sıralanmadı. Savcılık, Karakum’un “örgütün çağrıları doğrultusunda düzenlenen etkinliklere” katıldığı ve “örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunduğu” yönündeki tespitlere ilişkin delillerin soruşturma dosyasına konulduğunu ve bunların fezleke içerisinde ilişkilendirildiğini belirtti.