Mühendis Meclisi, mühendislerin hakları için mücadelede özel bir önemi ve yeri olan 19 Eylül’ün yıldönümünde EMO (Elektirik Mühendisleri Odası) önünde eylem yaptılar.
Bu eylem için, tarih olarak 19 Eylül’ün, yer olarak EMO’nun seçilmesi tabii ki tesadüf değildi.
19 Eylül, 100 bini aşan mühendisin hakları ve gelecekleri için greve çıktığı bir gündü; TMMOB’nin mücadele tarihinde, mühendislerin birleşik direnişlerinin görkemli bir kesitiydi.
EMO ise, yakın zamanda mühendislerin mücadelesiyle değil, tersine, mühendisleri haksız, hukuksuz işten atmayla gündeme gelen tartışmalı bir DKÖ idi.
Ankara’da EMO Genel Merkezi önünde yapılan eyleme, Emeğin Kurtuluşu ve Devrimci Gençlik Birliği de destek verdi.
Eylemde ilk olarak Mühendis Meclisi adına bir basın açıklaması okundu. İstanbul EMO’da işten atılan Nursemin Yıldız da eyleme katılanlardan biriydi. Yıldız, eylemde yaptığı konuşmada işten atılma süreci ve direniş sürecini anlattı.

MÜHENDİSLER MECLİSİ: “TMMOB tekrar bir değişilm yaşayacaktır. Direnenler yolu açacaktır.”
Mühendisler Meclisi adına yapılan açıklamada şöyle denildi:
“100 bini aşan mühendisin hakları ve gelecekleri için greve çıktığı gün olan 19 Eylül’ün ruhu TMMOB’nin mücadele tarihine sahip çıkan mühendislerin birleşik direnişlerinde yaşamaktadır. TMMOB geleceğe bu direnişlerle mayalanarak yürüyecektir. Daha önce bürokratik bir kurumken yüzünü emekçilere dönen TMMOB tekrar benzer bir değişim yaşayacaktır. Yaklaşan rüzgarın kokusu her yeri sarmaktadır. Direnenler yolu açacaktır. Herkese selam, direnenlere hasret. Tüm mühendis arkadaşlarımızın dayanışma gününü kutluyoruz.”
“İstanbul EMO ve İzmir MMO, Kapitalist Şirketlerin Yöntemlerini Benimsiyorlar!”
Mühendis Meclisi açıklamasında iki “oda”daki işten çıkarmalara değinilerek şunlar vurgulandı:
“Siyasal iktidarın kamusal alanı piyasalaştırdığı, güvencesizliği egemen kıldığı ve emeği hiçe saydığı bu karanlık dönemde; üyelerinin haklarını korumakla görevli olan TMMOB’deki etkin yönetim anlayışı ve benzer anlayışın yansıdığı oda yönetimleri, ne yazık ki en acımasız patronların ve en gözü kara kapitalist şirketlerin yöntemlerini benimser hale gelmiştir.
Bu çürüme ve gericilik, iki somut alanda en sert ve en ahlaksız yüzünü göstermiştir:
Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Örgütlenme Sekreteri Nursemin Yıldız, Türkiye’nin en büyük işçi direnişi olan 15-16 Haziran’ın yıldönümüne denk gelen 17 Haziran 2026’da hukuksuz biçimde işten çıkarılmıştır.
Aynı karanlık zihniyet Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nde de sahnededir! Asansör denetim protokollerinin iptali ve “gelir-gider dengesi” öne sürülerek ekonomik gerekçelerle başlatılan kıyımda, önce 8 mühendis arkadaşımız kapının önüne konmuştur. Ardından “Odalarımız emekten yana toplumcu bir anlayışla yönetilmelidir!” diyerek bu kıyıma karşı çıkan ve Odaların kapitalist kâr-zarar mantığıyla yönetilemeyeceğini savunan 4 makina mühendisi daha 4 Eylül’de işten atılmıştır.
İşten çıkarma gerekçesi olarak sunulan “Şube içi tartışmaları dışarıya taşıma” ve “ikna olmama” söylemleri, kapitalist şirketlerin bile cüret edemeyeceği bir biat zorbalığıdır. İzmir Tepekule önünde direnen 12 mühendis arkadaşımız; sadece işlerini değil, TMMOB’nin tüccarlaşmaya karşı “toplumcu” karakterini savunmaktadır.”

“Bu direnişler; mesleki onurumuzun ve geleceğimizin savunmasıdır.”
“EMO Genel Merkezi önünden ilan ediyoruz: Nursemin Yıldız’ın EMO İstanbul Şubesi önündeki direniş masası da, İzmir MMO emekçilerinin Tepekule önündeki eylemleri de münferit birer işe iade mücadelesi değildir! Bu direnişler; 19 Eylül 1979’da atılan tohumların, TMMOB’nin kurucu felsefesinin, emek mücadelesinin, demokrasinin, mesleki onurumuzun ve geleceğimizin savunmasıdır.”
Basın açıklaması EMO Genel Merkez önüne “EMO’da öldürülen demokrasi için” yazılı siyah çelenk bırakılarak sonlandırıldı.