BASINDAN – Venezüella Birleşik Sosyalist Parti Zulia eyaleti milletvekili Tony Boza ile yapılan aşağıdaki röportaj, 7 Ocak tarihli Birgün’den alınmıştır.
Boza, bu röportajında Maduro’nun kaçırılmasının bir “terör eylemi” olduğunu belirterek, ABD’nin amacına ulaşamayacağını belirtiyor.
Aşağıda bu röportajın tamamının yayınlıyoruz:
•SORU: ABD’nin saldırısı ve Maduro’yu kaçırması ne tür bir kırılma yaratacak?
Başkan Nicolas Maduro’nun kaçırılması, küresel jeopolitik denklemde bir dönüm noktası. Son yıllarda dünya barışını korumak için inşa edilen asgari ortak yaşam parametrelerinde bir kırılma oldu. Bir yandan tüm uluslararası normatif çerçevenin en açık şekilde ihlali, hukuka karşı bir barbarlık. Diğer yandan ise artık eylemlerini haklı çıkarmak ve hâkimiyetini sürdürmek için tutarlı bir anlatı inşa edemeyen, çöken bir imparatorluğun en net göstergesi. Artık açıkça ve beceriksizce dünyaya Venezuela’nın petrolü ve toprağı için geldiğini ilan ediyor; üstelik ülkeyi kendi çıkarları doğrultusunda yönetmeyi ve bir sonraki lideri kendisi atamayı amaçlıyor.
Maduro, ülkemizin egemenliği ihlal edilerek kaçırıldı. Bu, bir terör eylemi. Ve bunu, küresel çapta, sınırötesi güçle uygulayabilecekleri bir yasaya dönüştürmek istiyorlar. Artık hiçbir lider ve hiçbir ulus, orman kanunundan başka bir şey beklememeli. ABD, pervasız ve vahşi bir darbeyle tüm uluslararası hukuku, diyalog ve diplomasinin gücünü yok etti. Bunlar artık yok.

KAYNAKLAR GASP EDİLİYOR
•SORU: Saldırının nedeni petrol rezervleri mi, Latin Amerika üzerinde daha geniş bir kontrol mü?
Şüphesiz bu terör eyleminin arkasındaki en büyük neden, Venezuela’nın doğal kaynaklarının çalınması. Dünyanın en büyük petrol rezervleri (Küresel rezervlerin yüzde 17’sine denk gelen 300 milyar varilden fazla petrol) nadir toprak elementleri, geniş biyoçeşitlilik ve diğer kaynaklar. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da meselenin Venezuela’nın petrolleriyle ilgili olduğunu açıkça itiraf etti. Petrolü kontrol edemiyorlar ve diğer ulusların petrole erişimini izliyorlar.
ABD ülkemizi kontrol edemeyecek ve bunu biliyorlar. Ulusumuzun güçlü bir toprak ve tarih bilinci var. Bir gizli operasyonla, terör eylemiyle ve muhtemel içerden işbirliğiyle başkanı kaçırmak başka, ülkeye girip kaynaklarını ve siyasi gücü ele geçirmek başka şey.
Onlar için ikinci bir Vietnam olur. Bu yüzden boş anlatılarla bazı zayıf figürleri korkutmaya çalışıyorlar. Ama Venezuela halkı emperyalist müdahaleye tahammül etmeyeceğini, hiçbir yabancı ulusun kaderini dikte etmesine izin vermeyeceğini defalarca gösterdi. Venezuela’da olanlardan sonra sadece Nikaragua, Küba ve Kolombiya değil, tüm uluslar dikkatle izlemeli. Mesele şu: İmparatorluk çöküşte olduğunu biliyor. Borçlu, kaynakları azalıyor, iflas ilan eden şehirleri var, bazı yükselen güçler yerini aldı ve sonunun yakın olduğunu hissediyor. Hiçbir imparatorluk yumuşak şekilde bitmez. ABD için de farklı olmayacak ve bu onu daha tehlikeli kılıyor.
••SORU: ABD’nin saldırıları bölgede yeni bir “pembe dalgayı” keser mi, yoksa direnişi güçlendirir mi?
Bu durum biraz karışık. Yeni bir küresel güç konfigürasyonu ortaya çıkıyor. ABD’nin gücünü on yıllar boyunca ayakta tutan dolar merkezli küresel sistem ve Dünya Bankası, IMF gibi finans kurumlarını (SWIFT sistemi de buna dâhil) empoze eden Bretton Woods Anlaşmaları, artık aynı ağırlığa sahip değil, dolar çöküyor. Bu, Küresel Güney ülkelerinin iç siyasi yeniden düzenlenmelerini de değiştirecek. Yeni gerçeklik iç siyaseti de etkileyecek ve bölgemizde ilerici ve sol siyasetin yeniden iktidara gelmesi muhtemel. İmparatorluğun beceriksizliği bu yeni senaryoların şekillenmesine yardımcı olacak.

••SORU: ABD’nin kontrol etmek istediği Venezuela petrol gelirleri ne olacak? Bu Chavez’in kaynakları halkın yararına kullanma ilkesini tamamen yok mu edecek?
Bu olmayacak. ABD, denese bile Venezuela petrol endüstrisini kontrol edemeyecek. Böyle bir eylemin tetikleyeceği çatışma seviyesi, yönetimi imkansız kılar. Muhtemelen pratikte daha ince ve etkili mekanizmalar arayacaklar. Ama yine de petrolümüzü kontrol edebileceklerinin garantisi yok. Venezuela halkının direnişi amansız olur.
Bazı vatan haini kesimlerin düşündüğünün aksine – ki bunda Maria Corina Machado ve çevresi öne çıkıyor – Venezuela halkı yabancı dayatmaya direnecektir.
•Çin, Rusya ve İran gibi müttefiklerin desteği, ABD müdahalesine karşı nasıl bir rol oynayabilir? Bu ülkelerle ekonomik işbirliği gelecekte devam edebilir mi?
Çin, Rusya ve İran gibi yükselen güçler, emperyal dünyanın son dinozoru olan ABD’ye karşı yeni bir jeopolitik dinamiğin oluşmasında büyük sorumluluk taşıyor. Aksi takdirde kaosun hâkim olması için koşullar yaratmış olurlar – ki bu, imparatorluğun çöküşteki son ve tek çaresidir.
Bu koşullarda bu yeni güçler, ABD’nin hırslarını dizginlemek için tüm çok taraflı mekanizmaları harekete geçirmeli. Zaman, barbarlığı durdurma ve uluslararası hukuku yeniden tesis etme zamanı.