Tarihin Işığında: 1 Şubat 1997… “1 DAKİKA KARANLIK EYLEMİ” BAŞLADI

6 Kasım 1996’daki “Susurluk kazası”ndan sonra devletin gerçek yüzünün açıkça görülmesiyle halk tepkisini çeşitli biçimlerde göstermeye başladı.
Kendilerini “Yurttaş Girişimi” olarak adlandıran bir çevrenin önerisi ve burjuva medyanın “yoğun” desteğiyle “Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık” eylemi başlatıldı. Türkiye’nin pek çok yerinde halk her gün devrimcilerin katılım ve müdahalesiyle ışıklarını söndürüp ardından sokaklara çıkarak Susurluk devletinden hesap sordu.
1 Şubat’ta başlayan eylem ülkemizdeki halk hareketlerinin tarihi açısından özgün ve öğretici bir deneyim oldu.
Eylem, burjuvaziden, küçük burjuvaziden yoksul halk kitlelerine, düzen partilerinden sola kadar pekçok kesimin şu veya bu biçimde yer aldığı bir eylem oldu.
Tabii tekellerin, düzen partilerinin amacı eylemin amacını saptırmak, kitlelerin tepkilerini yumuşatmak ve herşeyden önemlisi bir parçası oldukları Susurluk pisliğindeki paylarını örtbas etmekti.
Eylemin odağına asıl olarak İstanbul’un yoksul gecekondu semtleri oturdu. Buradaki eylemlerin odağında da Halk Cephesi vardı. Emekçilerin olduğu yerde alanlara en başta Halk Cepheliler indi. Polis ve burjuva basın “Mumun altından DHKP-C çıktı” söylemiyle eylemin ve Halk Cephesi’nin meşruluğunu gölgelemeye çalışırken, oligarşi de “DHKP-C Talimatı”nı yayınlayarak Cephe’nin halka önderlik etmesinden duyduğu korkuyu açığa vurdu.
Ancak Halk Cephesi’nin doğru tespitleri, “Susurluk Devlettir” sloganı, çok geniş kesimler tarafından sahiplenildi.

HALK MECLİSLERİ halkın meydanlara çıkmasında büyük rol oynadı, binlerce kişi hemen her gece halk meclislerin öncülüğünde caddeleri, meydanları doldurdu.
Okmeydanı Halk Meclisi’nin düzenlediği final gecesine 7000 kişi katıldı.
Burjuva basın, eylemi TÜSİAD’ın “demokratikleşme programı” çerçevesinde desteklerken, devrimcilerin inisiyatifindeki eylemleri görmezden geldi. Aydınlar ise bu eyleme daha yaygın bir katılım gösterdi. Aynı zamanda halk olmadan hiçbir şeyin yapılamayacağını, kendi örgütsüzlüklerini ve güçsüzlüklerini de gördüler.
Eyleme önceleri ÖDP dışında reformist sol pek “ilgi” göstermedi. ÖDP’nin eyleme “ilgi”si ise ne devletten hesap sormak, ne de halkı harekete geçirme isteğiydi. ÖDP medyatik eylemlerle reklam yapmak ve oy potansiyelini genişletmek istiyordu. Oportünizm ise Halk Cephesi ve Halk Meclisleri alanlara çıktıktan sonra rekabet duygularıyla eylemlere katıldı. Ancak ne bir programları, ne hedefleri vardı, ve ne de bağımsız bir eylem örgütleyebildiler.

1 Dakika Karanlık eylemleri, 9 Nisan’da sona erdi. Ancak ileriki süreçlerde de halk Susurluk devlettir diyerek meydanlara çıkmaya, Susurluk Devletinden hesap sormaya devam etti.
1 Dakika Karanlık eylemleri, halka kendi gücünü bir kez daha gösterdi.

Sosyal ağlarda paylaşın