“CEZALAR ONLARIN OLSUN…
DOĞRU DUVAR YIKILMAZ”
Faşizmin mahkemeleri, devrimcilere ceza yağdırıyor. Suç ne, kanıt var mı?.. Bunların faşizmin mahkemeleri için önemi yok.
Devrimci olmaları yetiyor.
Son iki örnek, Oktay Kelebek ve Muharrem Cengiz.
Oktay Kelebek’e 27 yıl, Muharrem Cengiz’e ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi.
İkisinde de gerekçe, “sanık!”ların uyuşturucuya karşı mücadele etmesi.
27 Yıl hapis cezası verilenlerden Oktay Kelebek, bir mektupla, faşizmin mahkemesinin kararına cevap verdi.
Kelebek, mektubunda “Neymiş suçlarım?” diye sorarak, bir bir “suçlarını” sayıyor.
Ve sonra diyor ki, “Büyük hem de çok büyük suçlar işlemişim! Çıkan karara şaşırmadım. Farklı bir karar çıksaydı “şok” olurdum!”
Aşağıda Oktay Kelebek’in hücresinden yazdığı mektubu yayınlıyoruz:
“CEZALAR ONLARIN OLSUN.
DOĞRU DUVAR YIKILMAZ”
Durur ilkyazın sürgünü
inancın rüzgârgülü durmaz
durur uykunun özsuyu
yarının coşkusu durmaz
durur sarkacın git geli
kavganın yüreği durmaz
(Kemal ÖZER)
Merhaba abla
Sevgiyle sıkıca kucaklıyorum. Nasılsınız?
25.10.2025 tarihli mektubunu 02.12.2025 günü aldım. Arayı fazla açmadan çay, kahve ve tatlı yemeye geldim. Tatlıcıya doğru yürümeye başlayalım o zaman.
Gayet iyiyim. Özgür Tutsak cephesine bir kez daha merhaba dedim.
Bu durum hepimizde bağımlılık yapıyor. İnandığın şeylerin bedelini ödetmeye çalışıyorlar…
Nerede olduğumuz belirleyici olmuyor. İşimize ve gücümüze bakmaya devam.
Mahkemenin kararı, tutuklanmam demek şok etkisi yarattı.
Nazım Hikmet’in “Vatan Haini” şiirinde;
“Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”
dediği gibi en büyük “suçlardan” birkaçını işlediğimi ve işlemeye devam ettiğimi biliyorum.
Neymiş suçlarım?
Uyuşturucuya karşı olmak. Bugün uyuşturucu ilkokul önlerinde şeker niyetine satılmakta.
Neymiş suçlarım?
Çeteleşmeye karşı olmak. 15-16 yaşındaki çocuklar çetelerin tetikçisine dönüşmüş durumda.
Neymiş suçlarım?
Kumara karşı olmak. Kumar masalarında yitirilen ekmek paraları gelecekler var. Telefonun kumar makinasına dönüştüğü dönemdeyiz.
Neymiş suçlarım?
Fuhuşa karşı olmak. 15-16 yaşındaki kız çocukları bu bataklıkta çürütülmekte.
Neymiş suçlarım?
Halkın çocuklarının yozlaşma bataklığında yok olmasına karşı olmak.
Bu “suçlarımı” sokakta, otobüste, metrobüste,
kapısını çaldığın halka söylediğinde verecekleri tepki ve yanıt ne olacaktır?
Büyük hem de çok büyük suçlar işlemişim! Çıkan karara şaşırmadım. Farklı bir karar çıksaydı “şok” olurdum!
Sevgili abla cezalar onların olsun. Denir ya “Doğru duvar yıkılmaz”.
TELE 1’e kayyum haberini izledik. Merdan Yanardağ’ın yazıları arada Birgün’de çıkıyor. İzleyebildiğimiz kadarıyla buna tepki az oldu.
Birileri aman süreç var diyerek devekuşu oluyor. Susuyor ve susturmaya çalışıyor.
Burada Halk TV vb. “muhalif” kanal yok. Havuz medyasında ise paket haberler var. NTV sözde haber kanalı; üç-dört gün önceki haberleri verip duruyor.
Arada TRT Belgesel’e bakıyorum; daha fazla izlettiriyor kendisini.
Yargı giyotini dolaşıyor herkesin başında.
Yazacaklarını önce eleyip sık dokuyorlar.
Alman papaz hikâyesine denk gelen bir süreç. Alman papaz üç maymunu oynamış, en sonunda sırasının geldiğini fark etmiş.
Sesini duyacak kalmamış yanında.
Fatih Altaylı gözaltına bile alınacağını düşünmeyen biriydi. Bugün var olan adalet sistemine kağıtları yırtarak tepkisini gösteriyor. Arada derede kalma dönemini
askıya almışlar.
Haberlerde adalet isteyen avukatlar ve halkın isyanı vardı. 6 Şubat depremleri sonrasında zor bela tutuklattırılanlar yeni yargı paketiyle çıkacaklarmış. Resmi sayılara göre 50 bin insan katledildi. Sorumlu yok. Ceza yok. Bol bol “sorumlulardan hesap soracağız” nakaratı var.
Haberlere dalıp gittim böyle.
Sevgili abla, buralardan pek bahsetmemişim.
Hasan’da yazacaktı o bahseder. Son iki tutsaklığımda
Hasan ile kalıyorum. Sağlık, tedavi hakkının
önündeki engeller devam ediyor. Başak ziyaretime geliyor, kulaklarımı denk geldiğinizde
çınlatırsınız. Gelelim selam bölümüne.
Buradaki arkadaşların sana ve tüm ailelerimize, arkadaşlarımıza selamları var. Yeni
yılını da kutlayayım. 2025 bizim olmuştu.
2026 da direnenlerin olacak. Aralık ayının sıcaklığıyla sıkıca kucaklıyorum.
Sevgiyle
Oktay
