Öğrenci Gençlik Asansör’de Katledilen Arkadaşları İçin Adalet İstiyor!

22 yaşındaki üniversite öğrencisi Zeren Ertaş, yaklaşık 2,5 yıl önce, 25 Ekim 2023’te İzmir Efeler ilçesindeki KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan asansör faciasında katledildi.
Zeren Ertaş’ın hayatını kaybetmesine ilişkin davanın karar duruşması, 17 Şubat’ta İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nde görüldü.

Davanın karar duruşmasında bir sanığa 7 yıl 6 ay hapis cezası verilirken diğer sanıklar, “cezaevinde geçirdikleri süre göz önünde bulundurularak”(!) serbest bırakıldılar. Sanık Nuri Menderes için beraat kararı çıkarken Sanık Mustafa Büyükyapıcı için 7 yıl 6 ay hapis cezası, Halil Tunca, Ramazan Halit Aydemir ve Uğur İz’e de 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. ‎
Duruşma sonrasında davayı takip eden üniversite gençliği karara tepki gösterdi.
Dava sonrası Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ve diğer üniversitelerden öğrenciler ve Zeren’in arkadaşları, yakınları, basın açıklaması yaparak “Zeren için adalet” istediler.

YAS TUTMAYA DEĞİL, HESAP SORMAYA GELDİK!”
Öğrenciler tarafından yapılan basın açıklamasında şöyle denildi:
“Bugün buraya yas tutmaya değil, göz göre göre gelen bir cinayetin hesabını sormaya geldik. Aydın’da kaldığı KYK yurdunda asansör faciası sonucu aramızdan koparılan sıra arkadaşımız Zeren Ertaş, bu düzenin önceliklerinin bir kurbanıdır. Zeren’in ölümü bir kaza değil; kâr etsin diye kısılan bütçelerin ve öğrenci hayatını hiçe sayan yönetim anlayışının bir sonucudur.”
“Zeren’in katilleri iki senedir korunuyor, kollanıyor ve hatta ödüllendiriliyor. Evlatları için adalet mücadelesi veren aileler ölümle tehdit ediliyor. Tehdit edenler bulunamıyor, cezalandırılmıyor. Barınma hakkını savunan öğrenciler ise gözaltılar ve tutuklamalarla karşı karşıya kalıyor, en ağır bedelleri ödemek zorunda bırakılıyor. Zeren’in iki yıldır sürdürülen mücadelesi sürecinde yaşananlar, adaletsizliği bir kez daha ortaya koymuştur. Öğrenciler olarak bizler barınamıyoruz. Yıkılmaya yüz tutmuş binalarda, asansörleri çalışmayan, tavanları çöken yurtlarda kalmaya zorlanıyoruz. Yaşamıyoruz. Gelecek kaygısı ve ekonomik baskılar altında eğitim hayatımızı sürdürmek için güvencesiz işlerde en ucuz iş gücü olarak çalıştırılıyoruz. Ölüyoruz. Okumak için gittiğimiz şehirlerde, devletin güvencesi altında olması gereken yurtlarda can veriyoruz.”

“KYK HÜCRELERİNDE ÖLMEYİ BEKLEMEYECEĞİZ!
Öğrenciler, açıklamalarının devamında, yurtlardaki güvenliksiz koşullara dikkat çekerek şunları belirttiler:
“Taleplerimiz net; Zeren Ertaş’ın ölümünde sorumluluğu bulunan tüm yetkililer, yurt yönetiminden bakanlık temsilcilerine kadar tarafsız bir yargı önünde hesap vermelidir. Tüm KYK yurtları, bağımsız teknik heyetler ve öğrenci temsilcileri tarafından acilen denetlenmeli; güvenli olmayan hiçbir yurtta barınma dayatılmamalıdır. Öğrencilerin ve gençlerin yaşamı ticaret konusu olmaktan çıkarılmalı, insanca barınma hakkı amasız fakatsız sağlanmalıdır.
Bizler kurbanlık koyunlar gibi KYK hücrelerinde ölmeyi beklemeyeceğiz. Sıra arkadaşlarımızın, oda arkadaşlarımızın birer birer katledilmesine seyirci kalmayacağız. Bu düzenin katlettiği bütün gençlerin hesabını soracağız. Zeren’in ölmediği bir ülkeyi biz kuracağız. Zeren için adalet istiyoruz, alacağız.”

“BAŞKA ZERENLER OLMASIN!”
Duruşmanın ardından mahkemeye katılanlar ve Zeren’in arkadaşları adliye içinde sloganlarla yürüyüş düzenledi. Ardından kapı önünde basın açıklaması yapıldı.
Zeren Ertaş’ın babası Akın Ertaş, “Adalet bu değil. Biz indirim istemedikçe indirim yapıldı. Herkes topu birbirine atıyor. Bu devlet bir öğrenciye bakamıyorsa yıkılsın” derken, tüm konuşmacılar adaletsizliğe vurgu yaptılar.
Açıklamada konuşan Zeren Ertaş’ın bir arkadaşı da şöyle dedi: “Bugün başka Zerenler olmasın diye buradayız. İlk gündem beri aynı inançla mücadele edeceğiz. Devran elbet dönecek ve katillerin arkasındaki devlet hesap verecek”.
Açıklama sırasında “Zeren Ertaş isyanımızdır”, “Katillerden hesabı gençlik soracak”, “Zeren’in katili sermaye düzeni” sloganları atıldı.

Sosyal ağlarda paylaşın