Kürt milliyetçiliği İle Türk Milliyetçiliği
Emperyalizme İşbirlikçilik Noktasında Birleşmiştir.
(Aşağıdaki yazı, haftalık siyasi dergi Halk Okulu’nun 325. sayısından özetlenerek aktarılmıştır.)
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız; 24 Kasım 2025’te Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu temsilen İmralı Adası’na giderek PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşmüştü.
Görüşmenin tutanakları yayınlandı. Tutanaklar küçük burjuva Kürt milliyetçi hareketin geldiği noktayı çok somut olarak ortaya koymaktadır.

Diyor ki Öcalan; “Ankara’da ilk gittiğim dernek Ülkü Ocağı oldu ve siyasete orada başladım.”
Bu doğru değil. Öcalan yıllardır 1970’lerde Mahirlerin silahlı devrim mücadelesinden etkilendiğini,
Mahirleri örnek aldığını söylemiştir. 1978 yılında ilk ortaya çıkarken ülkemizdeki silahlı devrim mücadelesinden etkilenerek örgütün adını da, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) koymuşlardır.
Ama Öcalan tıpkı ABD’nin Kenya’da MİT’e teslim ettikten sonra Türkiye’ye getirilirken uçakta “Benim
anamda Türk” dediği gibi karşısındakilerin duymayı istediğini sandığı şeyleri söylüyor.
Kürt, Türk on binlerce halkımızın katili faşist MHP ve AKP’yi Öcalan’ın hiçbir sözü aklayamaz.
Öcalan, faşist MHP ile kendini özdeşleştirerek emperyalizm ve işbirlikçi oligarşiyle işbirlikçiliğini Kürt
halkına kabul ettirmeye çalışıyor.
Öcalan gerçekleri çarpıtmakla birlikte, başka bir gerçek de var ki, Kürt milliyetçiliği ile Türk milliyetçiliği
emperyalizme işbirlikçilik noktasında birleşmiştir.
Faşist MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye övgülerinin temelinde de bu vardır. Aynı şekilde faşist Devlet
Bahçeli de dün “bebek katili” dediği Öcalan’a bugün “kurucu önder Apo” diyerek yere göğe sığdıramıyor.

Diyor ki Öcalan;
- “Sayın Bahçeli Cumhuriyet tarihinde ender görülen bir cesaret sergiledi.”
- “Türksüz Kürt’ün, Kürtsüz Türk’ün yaşamayacağını’ anladım”
- “Türkiye’yi artık kendi devletim olarak görüyorum”
- “Ninem Türkmen kökenli”
- “Bahçeli devleti en az benim kadar biliyor, tecrübesi çok büyük”
- “MHP’yi demokratik milliyetçi olarak değerlendiriyorum”
- “Büyük ve sorunlarını çözmüş Türkiye istiyoruz”
- “Umut hakkı olmadan çalışamam, başarılı olmamam durumunda yargılanmayı ve eleştirilmeyi kabul edeceğim”
- “Bahçeli’nin ‘umut ilkesi’ önerisi düşünülmeli, Türkiye için genel af uygun değil”
Yani sadece Öcalan serbest bırakılsın. Direnen, teslim olmayan devrimci tutsaklar infaz yakmalarla Kuyu Tiplerinde, tel kafeslerin ardında tutulmaya devam edilsin.
- “Özal, ‘Yaptığın her şey yanlış değil, Kürt kimliğini tanıtmada rolünü oynadın’ dedi, tarihi bir esnada
vefat etti” - “Süleyman Demirel bu sorunu çözmek için çok çalıştı”
Öcalan’a göre Özal’dan Demirel’e, İnönü’den Çiller’e, Mesut Yılmaz’dan Ecevit’e, Erdoğan’dan Bahçeli’ye…
faşizmin tüm yöneticileri Kürt sorununu çözmek istemiş.
Fakat Öcalan, “PKK’nın 1993’de feshedilmesi gerektiğini düşünmüş” olmasına rağmen feshedemediği için buralara kadar gelmiş.
ÖLEN ASKERLERİN TRAJEDİSİNE ÜZÜLEN ÖCALAN’IN DİLİNDE 40 BİN GERİLLA ŞEHİDİ YOK!
Öcalan,
- “Her asker kaybı trajedi, bu gençlerin böyle ölmemesi gerek” diyor.
Yakılıp yıkılan Kürt illerinin, köylerinin, evini barkını, toprağını terk edip göçmek zorunda kalan milyonlarca Kürdün adı bile edilmiyor. Bağımsız Kürdistan diyerek canını veren 40 bin gerillanın adı anılmıyor. Çoluk çocuk yaşlı demeden katledilen Kürtler yok Öcalan’ın konuşmalarında. - “Örgüt Kandil’de değişik sesler çıkardı hatta eylem gerçekleştirdi, TUSAŞ eylemine çok üzüldüm” diyor.
“Demokratik Toplum”mu? Ümmetçilik mi?
- Öcalan görüşmede AKP’ye de, “İslami ümmet anlayışından ayrılış Şeyh Said isyanına yol açtı” diyerek duymasını istediği sözleri söylüyor.
“Demokratik toplum” mu? Ümmet mi?
Küçük burjuva milliyetçiliğinin pragmatizmi her şeyi çarpıtıyor. Tarihsel gerçekliği ters yüz ediyor. Düne kadar Kürt ayaklanmalarının Türkiye’ye karşı ulusal ayaklanmalar olduğunu söylüyordu. Bugün cumhuriyetle “İslami ümmet anlayışından ayrıldığı” için, yani saltanat kaldırıldığı için olduğunu söylüyor.
“Suriye’nin, İran’ın Paylaşımında Kullanılmaya Hazırım”
Öcalan, emperyalistlere yaklaşım modeli öneriyor İmralı tutanaklarında. Şöyle diyor:
“Suriye için paylaşım modeli geliştirilebilir, orası için önerdiğimizi İran için de tartışacağız”.
Öcalan Suriye’de kaldığı yıllar için “Esad Ailesi’nin yakın himaye ve desteği ile yaşadım” diyor.
ABD’nin desteği ile de Suriye’nin işgaline ve Esad iktidarının yıkılmasına ortak oldunuz.
“Kürtler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yle Orta Doğu’da yer alacak”
Öcalan, ABD emperyalizmi ve İsrail için Kürtlerin misyonunu saklamazken Türkiye faşizmine de bu rolü birlikte, hatta senin himayende gerçekleştirelim diyor.
- “İsrail için Kürtler çok gerekli; Orta Doğu’nun dengelerinin bozulması Kürt jeopolitiğine bağlı”
- “Orta Doğu’daki hegemonya için İsrail’e Kürt devletçiliği gerek”
Şimdilik ABD ve İsrail, “devletçiğe” de ihtiyaç duymuyor. Her koşulda kullanabileceği maşaya ihtiyaçları var.
