İŞTE ONURSUZLUK İŞTE AKP. UŞAKLAR TOPLANTISININ BİLDİRİSİNİ YAYINLIYORUZ

18 Mart günü Riyad’da yapılan Dışişleri Bakanları zirvesinde yayınlanan bildirinin türkçesini yayınlıyoruz. Altında CİA ajanı AKP’li Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da imzasının olduğu bildiride İran’a saldırılıp tehditler savrulurken ABD ismi dahi geçmiyor. Tek kelime olsun yok. Böylesi savaşlarda işbirlikçiler sözde tarafsızlık adına her iki tarafa da seslenip saldırgan ile saldırıya uğrayanı aynı kefeye koyarlar. Ama bu bildiride o da yok. İran’a onursuzluğu ve teslimiyeti dayatan bildirinin türkçesini yayınlıyoruz.

İran Saldırılarına İlişkin Arap ve İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanlarının Danışma Toplantısı Tarafından Yayımlanan Ortak Bildiri

Riyad, 19 Mart 2026

Katar Devleti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı, Suriye Arap Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, 29 Ramazan 1447 Hicri (18 Mart 2026 Miladi) Çarşamba günü Riyad’da İran saldırılarına ilişkin bir danışma toplantısı gerçekleştirmiştir.

Bakanlar, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine, Ürdün Haşimi Krallığı’na, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik İran saldırılarını ele almış; konut alanlarını, petrol tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, havaalanları, konut binaları ve diplomatik temsilcilikler dâhil sivil altyapıyı hedef alan balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen bu kasıtlı İran saldırılarını kınadıklarını ve şiddetle reddettiklerini ifade etmişlerdir. Bakanlar ayrıca, bu tür saldırıların hiçbir gerekçe veya şekilde meşrulaştırılamayacağını vurgulamışlardır.

Bakanlar ayrıca, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca devletlerin meşru müdafaa hakkını vurgulamışlardır. İran’a saldırılarını derhâl durdurma çağrısında bulunmuş ve uluslararası hukuka, uluslararası insancıl hukuka ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterilmesinin; gerilimin sona erdirilmesi, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması ve krizlerin çözümünde diplomasinin teşvik edilmesi için ilk adım olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca Bakanlar, İran ile ilişkilerin geleceğinin, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine, iç işlerine müdahale edilmemesine, egemenliklerinin veya topraklarının herhangi bir şekilde ihlal edilmemesine ve askeri kapasitesinin bölge ülkelerini tehdit edecek şekilde kullanılmaması veya geliştirilmemesine bağlı olduğunu vurgulamışlardır.

Bakanlar, İran’ın tüm saldırıları derhâl durdurmasını, komşu devletlere yönelik her türlü provokatif eylem veya tehdidin koşulsuz olarak sona erdirilmesini ve Arap ülkelerindeki bağlı milis güçlere sağladığı destek, finansman ve silahlandırmanın durdurulmasını talep eden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2817 (2026) sayılı kararına uyması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz trafiğinin kapatılması veya engellenmesine ya da Bab el-Mendeb’de deniz güvenliğinin tehdit edilmesine yönelik her türlü girişim veya tehdidden kaçınılması gerektiğini ifade etmişlerdir.

Bakanlar, Lübnan’ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne desteklerini yinelemiş; Lübnan devletinin egemenliğinin tüm topraklarında etkin şekilde tesis edilmesini ve silahların yalnızca devletin kontrolünde olmasına yönelik Lübnan hükümeti kararını desteklediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikasını kınamışlardır.

Bakanlar, gelişmeleri izlemek ve ortaya çıkan konuları değerlendirmek amacıyla yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme konusundaki kararlılıklarını yinelemiş; ortak tutumların oluşturulmasını ve güvenlik, istikrar ve egemenliklerini korumak ile topraklarına yönelik İran’ın bu vahim saldırılarını durdurmak için gerekli meşru tedbir ve önlemlerin alınmasını sağlamayı amaçladıklarını ifade etmişlerdir.

Sosyal ağlarda paylaşın