Merzifon’da GM Teknik Cam İşçileri, grevlerinin 221. günündeler.
GM Teknik Cam işçileri, toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için 17 Temmuz 2025 günü greve çıkmışlardı.
Grev o günden bu yana kararlılıkla sürdürülüyor.
İşçiler, fabrika önünde taleplerinin yazılı olduğu pankartlarla bekliyorlar.

*
Amasya’daki demokratik kurumlar, 21 Şubat’ta iki ayrı eylemle grevdeki işçilerin yanında olduklarını belirttiler.
İlk eylem, fabrika önünde gerçekleştirildi.
Kristal-İş üyesi GM Teknik işçileri, Amasya Demokrasi Meclisi ve Karadeniz İşçi Derneği üyeleri fabrika önünde bir açıklama yaptılar.
Burada GM Teknik işçileri adına konuşan Temsilci Ramazan Çağlı, mücadelelerinde kararlı olduklarını belirtti.
Aynı gün ikinci eylem ise, demokratik kurumlar tarafından, Merzifon Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Kurumlar, burada yaptıkları açıklamada grevdeki GM Teknik Cam işçilerinin taleplerinin karşılanmasını istediler.
Burada demokratik kurumlar adına yapılan açıklamada, “GM Teknik Cam’da çalışan işçilerin, grevi bırakmaları yönündeki baskı ve tehditlere rağmen 219 gündür mücadele ettiği” vurgulanarak şöyle denildi:
“97 işçi, patronun 32 bin 205 TL’lik teklifini kabul etmeyerek grev kararı aldı. Kristal-İş üyesi işçilerin talebi 36 bin 250 liraydı. İşverenle 11 defa oturulan toplu iş sözleşme masasından hiçbir sonuç alınamadı. Bu süreçte patron sık sık grev kırıcılığa başvurdu. Greve devam eden işçiler mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek OSB’ye sendika girene dek mücadelenin devam edeceklerini söylediler.”
ÇOCUKLARIMIZIN OKULA AÇ GİTMEDİĞİ BİR ÜLKE, BİRLİKTE MÜCADELEDEN GEÇER!

Grevin Gerekçesi:
Eylemde yapılan konuşmalarda, işçilerin ücret mücadelesinin ne kadar zorunlu olduğu şu rakamlarla ortaya konuldu:
“Açlık sınırı 31 bin 224 TL, yoksulluk sınırı 101 bin 706 TL.
Asgari ücret ise 28 bin 75 TL seviyesine daha sene başı geldi ve günden güne eriyor.
Buna karşın her iki emekliden biri 20 bin TL aylıkla, 10 milyon asgari ücretli 28 bin TL ile yaşam savaşı veriyor. Gelir adaletsizliği uçurumu gittikçe büyüyor. Bizler, emeğin sömürülmediği, yüzde 1’in değil, yüzde 99’un mutlu yaşadığı, herkesin güvenceli, insanca çalıştığı bir işinin ve gelirinin olduğu, sendikal hak ve özgürlüklerin önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı, çocuklarımızın okula aç gitmediği bir ülke istiyoruz. Bunun yolu hep birlikte mücadele etmekten geçiyor.”