ÇHD İstanbul Şube Hapishane Komisyonu’ndan Çağrı: “Toplumun tüm sosyalist ve
demokrat güçleri, kuyu tiplerine karşı mücadele etmelidir.”

Kuyu Tipleri sadece tutsakların değil, tüm halkın, tüm toplumun gündemi. ÇHD İstanbul Şube Hapishane Komisyonu, Gürkan Türkoğlu ve Tahsin Sağaltıcı’nın kuyu tiplerine karşı sürdürdüğü süresiz açlık grevinin 200’ncü günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu gerçeğe dikkat çekti.
Komisyon açıklamasında
“kuyu tipleri saldırısının, halka yapılan saldırılardan ve hak gasplarından bağımsız değerlendirilemeyeceği” belirtilerek, tüm halk kesimlerine kuyu tiplerine karşı mücadele çağrısı yapıldı.

Açıklamada şöyle deniliyor:
“Kuyu tipi hapishaneler, var olan tecridi derinleştiren, siyasi tutsakları teslim almak amacıyla inşa edilen hapishanelerdir. Bu hapishanelerdeki hücrelerde havalandırma bulunmamaktadır. Havalandırmaya çıkmak isteyen tutsak, hücresinden alınarak hapishanedeki ayrı bir bölüme götürülmekte; bu bölümde ise en fazla 1.5 saat tutulan tutsak, tekrar hücresine götürülmektedir. Son tahlilde kuyu tiplerindeki tutsaklar, günün 22.5-23 saatini hücrelerinde geçirmektedir. Oysa infaz kanununda hücre cezasının en fazla 20 gün uygulanabileceği belirtilmiştir. Ancak kuyu tipi hapishanelerde sınırsız ve süresiz bir hücre cezası uygulaması yapılmaktadır. Kanunlar Adalet Bakanlığı tarafından fiili olarak uygulanmamakta, adeta arkadan dolaşılmaktadır.

Kuyu tipi hapishanelerde hücreler güneş ve havanın girmemesi için özel olarak tasarlanmış olup; camlarda ancak kalem ucunun geçebileceği kadar boşluklar bulunan teller bulunmaktadır. Kuyu tiplerinde tutsaklar güneşten, yağmurdan, temiz havadan adeta yalıtılmış durumdadır. Yine bu hapishanelerde tutsakların kitap- yayın ve sohbet gibi pek çok hakkı da gasp edilmektedir.
Tecrit, insan zihnine ve bedenine ciddi zararlar veren ve kalıcı hasarlar bırakan bir mekanizmadır.

Toplumun tüm sosyalist ve demokrat güçleri, insan hakları savunucuları tecride ve kuyu tiplerine karşı mücadele etmelidir. Kuyu Tipi Hapishaneler olarak adlandırılan Y Tipi, S Tipi, R tipi ve YGC Tipi hapishanelerin kapatılması için çeşitli yöntem ve biçimlerde tutsakların direnişleri devam etmektedir. Bunun için uzun süreli açlık grevleri ve ölüm oruçları yapılmış ve halen yapılmaktadır.

Gelinen noktada ağırlaştırılmış tecridi aşabilmek için, insan haklarına, insanın maddi ve manevi varlığına zarar verdiği bilimsel çalışmalarla da ortaya çıkan tecridi aşabilmek için tutsaklar açlık grevlerinde, ölüm oruçlarında ölüm sınırına gelene kadar yetkililer tarafından herhangi bir adım atılmamaktadır.

Siyasal iktidarın toplumsal dönüşümler yaratmak istediği zamanlarda ilk saldırdığı yerler olan hapishanelerde gerçekleşen hak gaspları, halkın tüm kesimlerinin haklarının korunabilmesi açısından önemlidir. Dolayısıyla kuyu tipleri saldırısı, halka yapılan saldırılardan ve hak gasplarından bağımsız değerlendirilemez. Kuyu tipi hapishaneler insanın maddi ve manevi varlığını yıkıma uğratmak amacıyla tasarlanmıştır. Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı, Hüseyin Özen ve Doğan Karataştan’ın talepleri kabul gerçekleştirilmelidir.”

Sosyal ağlarda paylaşın