
Geçtiğimiz ay AKP faşizminin tutukladığı gazeteci Alican ULUDAĞ gözaltı, tutuklama sürecini anlattı. Ailesiyle ancak 3 Mart’ta açık görüşte görüşebildiğini söyleyen Alican ULUDAĞ avukat görüşlerinde Selçuk Kozağaçlı’yı da gördüğünü söyledi.
Alican ULUDAĞ yaşadıklarını şöyle anlattı;
“Ankara polisleri bir yemek siparişini soğutmadan teslim etmeye çalışan kargocu gibi; İstanbul ekibi ise iştahla yemeğini bekleyen müşteri gibiydi. Polisler beni yetiştirmek için Doblo aracın sınırlarını zorluyordu.
Aslında neden gözaltına alındığımı, meselenin tweetler olmadığını dosyayı okuyan herkes anlar. Ancak yine de karşımda hukuka bağlı bir cumhuriyet savcısı varmış gibi 22 tweeti genel itibarıyla açıklayarak bu paylaşımların neden Cumhurbaşkanına hakaret olmadığını, eleştiri olduğunu anlatmaya çalıştım. Bu sırada bir ara savcının telefonuna baktığını, gelen mesaja güldüğünü gördüm.
Avukat görüşünde Ekrem İmamoğlu, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı, İnan Güney, Buğra Gökçe, Resul Emrah Şahan, Aykut Erdoğdu ve Enver Aysever gibi isimleri gördüm. Hepsi geçmiş olsun dileklerini iletti. Düne kadar bu isimlerin dosyalarını yazarken bugün onlarla birlikte içerideyim. 9 Nolu Türkiye’nin güncel siyasi tarihi gibi.
3 Mart’ta ilk kez ailemle açık görüş yapabildim. Çocuklarıma 12 gün sonra ilk kez sarılabildim. Beş yaşındaki oğlum sarılırken kimse duymasın diye başını boynuma soktu, sessizce ‘Baba birlikte eve gidelim, sen de gel’ dedi.”
AKP faşizmi sırf mesleğine saygılı olduğu, onuruyla gazetecilik yaptığı için tutukluyor. Kendi yasalarına dahi uysalar tek bir gün hapiste kalmayacak insanlar yıllarca hapishanelerde tutuluyor.