ABD’ye işgalci siyonizme tek kelime etmedi ama İran’a…

ABD ve işgalci siyonizmin İran’a saldırısından beri Hakan Fidan’ın saldırgan emperyalist güçlere tek bir kelime ettiği duyulmadı. Saldırının başlangıcında yaşanan 170 kız çocuğunun katledildiği bombalama ile ilgili dahi tek kelime etmeyen Hakan Fidan’ın İran’a karşı ağzı kapanmıyor.

Türkiye’nin de ABD’nin yanında İran’a saldırması için meşru zemin yaratmayı amaçlayan açıklamalar ile kameralar karşısına geçen Hakan Fidan bu konuda çok hevesli.

Geçtiğimiz günlerde bir füze parçasının ülkemiz topraklarına düşmesinin ardından yaptığı açıklamada İran’ın “füzeyi biz atmadık” beyanatını hiç dikkate almadı.  Şöyle dedi Hakan Fidan: “Biz kolay kolay provokasyona gelen bir ülke değiliz, İran’dan başka füze gelmemesi gerektiğini ilettik” 

İran’ın füzeyi gönderen biz değiliz açıklamasını görmezden gelen Hakan Fidan’ın derdi “üzümü yemek değil, bağcıyı dövmek”….

Ülkemiz MİT’i CİA’nın Türkiye şubesi gibi çalışır. MİT müsteşarları da doğal CİA ajanlarıdır. Ama bazı MİT müsteşarları ise diğerlerinden özel CİA çalışanı olmalarından dolayı ayrılır. Hakan Fidan da öyle bir MİT müsteşarıydı. Oradan da ABD işbirlikçiliğini en verimli(!) sürdürebileceği makama, Dışişleri Bakanlığı’na getirildi.

Dün ülkemize düşen ikinci füze parçası için de öyle her şey için TV’lerde görünmeyen Hakan Fidan hemen kameralar karşısına geçip İran’a efelendi.

Verdiği demeçte Hakan Fidan “Eğer bu yolunu kaybetmiş bir füzeyse başka bir konu, ama bunun devamı gelecekse, bizim size tavsiyemiz aman diyeyim dikkat edin. Kimse böyle bir maceraya atılmasın.” dedi.

Halkımız hatırlayacaktır Suriye’ye asker sokmak için gerekçe yaratmaya çalıştıkları o meşhur toplantıyı. Toplantı kaydında, o zamanın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan arasındaki konuşmaları içeriyor. Görüşmede müdahalenin şekli planlanırken, müdahaleye gerekçe üretmek için Türkiye topraklarına MİT tarafından füze atılmasının konuşulması dikkat çekiyor.

TAPE’lerde Hakan Fidan’ın şu sözleri akıllardadır;  “Şimdi bakın bakın komutanım, şimdi biz gerekçeyse gerekçeyi, ben öbür tarafa 4 tane adam gönderirim, 8 tane boş alana füze de attırırım. Problem değil o. Gerekçe üretilir. Olay böyle bir iradenin ortaya konması. Biz savaş iradesi ortaya koyuyoruz, her zaman yaptığımız şeyi, akıl yürütme hatasına düşürüyoruz

ABD emperyalizmi işbirlikçisi Türkiye’nin ordusunu tek bir talimatla İran’daki savaşa dahil edebilir şüphesiz. Ancak halkın ikna edilmesi için bir meşruiyet gerekmekte. Ülkemize düşen füzeler İran meşru yönetiminin beyanatlarına göre İran tarafından atılmıyor. Bir çok komşu ülkede bulunan ABD üslerine yaptığı füze saldırılarını üslenen İran’ın eğer Türkiye’ye füze atmış olsaydı bunu da üsleneceğini tahmin etmek zor değil.

Ancak az önce dediğimiz gibi amaç “üzümü yemek değil bağcıyı dövmek” olunca, yani amaç İran’daki savaşa askeri olarak dahil olmak olunca füzenin kim tarafından gönderildiği önemsizleşiyor Hakan Fidan için. O tez elden bir şekilde efendilerine yaranma derdinde. Gerekçe diye uydurdukları yalanın inandırıcı olmamasının önemi yok…

Sosyal ağlarda paylaşın