
Son zamanlarda Almanya’nın ve dolayısıyla Avrupa’nın gündeminde Nazi artığı faşist parti AfD’nin “yükseltilmesi” gündemdedir.
AfD ile bağlantılı bir diğer dikkat çekici gelişme ise, işbirlikçi, ihbarcı Aydınlık çizgisinin devamı olan Vatan Partisi’nin Avrupa’da yaşayan halkımıza AfD’yi destekleme çağrısı yapması oldu.
Vatan Partisi kimdir? Bu çağrıyı niye yapıyor?
Halk Okulu dergisinin 20 Eylül 2026 tarihli 358. Sayısında yayınlanan “VATAN PARTİSİ AKP’NİN SOZCÜSÜDÜR” başlıklı yazı, bu soruların cevaplarını da içeriyor. Bu nedenle sözkonusu yazıyı aşağıda izleyicilerimizle, okurlarımızla paylaşıyoruz:
***
(Bölüm 1)
VATAN PARTİSİ, AKP’NİN SÖZCÜSÜDÜR:
EN TEMEL GÖREVİ AKP FAŞİZMİNİ, ÖZELLİKLE ESKİ SOVYET ÜLKELERİNDE MEŞRULAŞTIRMAKTIR!
AVRUPA’DA İSE GÖREVİ FAŞİST NAZİ PARTİLERİNİ MEŞRULAŞTIRMAKTIR!
VATAN PARTİSİ’NİN TÜRKİYELİ HALKLARA “AfD VE BSW’DE AKTİF FAALİYETTE BULUNUN” ÇAĞRISI, TÜRKİYE HALKLARINI ENDİ CELLADINA AŞIK ETME ÇABASIDIR!
FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI TEK KURTULUŞUMUZ TÜRKİYELİ VE GÖÇMEN HALKLAR OLARAK
HALK KOMİTELERİNDE VE HALK MECLİSLERİNDE ÖRGÜTLENMEKTİR!
KENDİNE SOL, SOSYALİST, ANTİFAŞİST VE ANTİEMPERYALİST DİYEN HERKESİN GÖREVİ, DEVRİMCİ KATİLİ VATAN PARTİSİ’Nİ, FAŞİZMİ MEŞRULAŞTIRMA GÖREVİNDEN DOLAYI TEŞHİR ETMEK VE MAHKÛM ETMEKTİR!
VATAN PARTİSİ VE AYDINLIK HAREKETİ İLE İLİŞKİ KURMAK, FAŞİZMİ DESTEKLEMEKLE EŞ DEĞERDİR!
***
Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı, Almanya’daki Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde faşist parti AfD’nin seçimleri kazanmasının ardından “AfD’yi kutluyoruz” açıklamasını yaptı.
Aynı gün, dünya halklarının baş düşmanı ABD emperyalizminin temsilcisi, çocuk katili Donald Trump da; “Büyük bir seçim başarısı elde ettiler. (…)
Yükselişteler! Almanya’yı yeniden muhteşem yap” paylaşımını yaptı.
VATAN PARTİSİ VE ABD EMPERYALİZMİ AYNI İDEOLOJİYE SAHİPTİR!
TRUMP VE VATAN PARTİSİ’Nİ AYNI CEPHEDE BİRLEŞTİREN HALK DÜŞMANLIĞIDIR!
Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı’nın, Almanya’daki Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde faşist parti AfD’nin kazandığı zaferi kutlaması ve “NATO karşıtı, Asya dostu bir uyanış” olarak nitelendirmesi faşizmi meşrulaştırma çabasıdır.
Vatan Partisi’ni, faşizmi ‘ilerici’ gösterme çabalarından ötürü, teşhir ve mahkûm etmek tüm sol, sosyalist ve aydınların tarihsel görevidir.

AfD KİMDİR VE SEÇİMLERİ NASIL KAZANMIŞTIR?
AfD tekelci sermayenin çıkarlarını koruyan, sendikal hakları tırpanlamayı hedefleyen, vergi indirimlerini zenginlere sunan tam anlamıyla neoliberal ve gerici faşist programı olan bir partidir.
Kriz dönemlerinde tekelci sermaye, halkın krizlere (enflasyon, güvencesizlik, yoksulluk) olan haklı öfkesini burjuva düzenini yıkacak devrimci bir kanala akmasını engellemek için şovenizm ve yabancı düşmanlığı üretir.
Özgür Bursalı diyor ki; AfD’ye “aşırı sağcı ve ırkçı” denmesi “bir ABD propagandasıdır”. “Onlara ‘aşırı sağcı’ diyenler, gerçek aşırı sağcılardır”.
AfD’nin programı; göçmen işçileri sınır dışı etmeyi, ırksal ve ulusal şovenizmi körüklemeyi ve Alman emperyalizminin iç krizini ezilen halkları (göçmenleri) boğazlayarak aşmayı hedefler. Faşizmin bu tescilli ve bilimsel tanımını “ABD propagandası” diyerek aklamak işçi sınıfına ve enternasyonalizme ihanettir.
Özgür Bursalı aynı zamanda, Almanya’da yaşayan 3,5 milyondan fazla Türkiyeli halka “çıkmaza giren Atlantik partilerinde değil, AfD ve BSW’de aktif faaliyette bulunun, iktidarı paylaşın” çağrısında bulunuyor.
BU İSE TÜRKİYE HALKLARINI KENDİ CELLADINA OY VERME ÇAĞRISIDIR.
Kendi seçim programında sınırları kapatmayı, yabancıları sürmeyi vadettiğini açıkça ilan eden faşist parti AfD’ye destek çağrısı yapmak, kuzuyu kurdun sofrasına meze yapmaktır.
Özgür Bursalı, tebrik mesajının devamında, AfD’nin “NATO karşıtı ve Asya (Türkiye, Rusya, Çin) dostu” olması sebebiyle “Yeni Dünyanın” şafağı olduğunu yazıyor.
Oysa AfD gibi faşist partiler ABD’nin ve NATO’nun himayesinde partilerdir. İdeolojik olarak aynı düşünceleri savunurlar ve halk düşmanıdırlar.
Diyalektik materyalizm bize bir siyasi öznenin niteliğini, onun sadece lafta (retorik düzeyindeki NATO karşıtlığı) bakarak değil, içsel sınıfsal özüne bakarak tanımlamayı öğretir. Sınıflı toplumlarda dış politika, iç politikanın ve egemen sınıfın ekonomik çıkarlarının bir uzantısıdır.
AfD’nin NATO’ya ve mevcut hükümete muhalefet etmesi, onun anti-emperyalist olmasından değil; Alman tekelci sermayesinin ucuz enerjiye, Rusya ve Asya pazarlarına bağımlı olan tekellerinin çıkarlarını savunmasından kaynaklanmaktadır.
1930’ların Almanya’sında Hitler de kitleleri tekelci Alman sermayesinin çıkarları doğrultusunda, Versailles Antlaşması’na karşı radikal ve sahte bir “sistem karşıtlığı” ile peşine takmıştı. AfD, aynı tarihsel sürecin bugünkü yüzüdür.
“AfD’nin toplumun her kesiminden, ağırlıklı olarak da emekçilerden, işçilerden oy aldığı gözüküyor” ifadesiyle Özgür Bursalı faşist bir partiye sahte bir sınıfsal meşruiyet tabanı inşa etmeye çalışmaktadır.
İşçi sınıfının veya emekçi kitlelerin kriz anlarında faşist partilere oy vermesi, o partinin “emekçi dostu” olduğunu değil; sosyalist ve devrimci bir alternatifin yokluğunda kitlelerin faşist demagoji tarafından manipüle edildiğini ve sınıf bilincinin çarpıtıldığını gösterir.
Unutmayalım ki, Hitler faşizmi de Almanya’da iktidara yüzde doksan oy alarak gelmişti.
Dünya halklarının en soylu damarı olan Sovyet halkı 27 milyon şehit ile faşizmi yenme onurunu bizlere yaşatmıştır.
Yani emekçi sınıfın AfD yi desteklemesi onu meşrulaştırmaz, aksine bu destek, sosyalistlerin devrimcilerin güçsüzlüğünden kaynaklıdır.
AfD’nin Rusya, Çin, İran, Filistin halklarının dostu olması imkânsızdır.
Çünkü AfD Alman tekellerinin çıkarlarını savunan bir partidir. Alman Tekelleri için ise bu ülkeler düşmandır.
(sürecek)